Haşlama Mısır

Yaz aylarında sokaklarda, özellikler deniz kenarında güneşlenirken kokusu burnumuza dolduğunda canımız nasıl da çekerdi... Nedendir bilmem, belki çocuk olduğumuz için, hep bir adet yeme hakkımız vardı. Sanırım o yüzden mısır bitince koçanı içinde kalan suyu da içimize çekerdik son damlasına kadar.

Ben bugün evde yaptığım mısırları koklayarak çocukluğuma döneceğim ve koçanındaki suları içime çeke çeke yiyeceğim müsaadenizle.

Hadi birlikte çıkalım bu zaman yolculuğuna, buyrun...

Bir Güney Amerika Yiyeceği - Mısır

Dünyadaki her gelir seviyesindeki insanın ulaşabileceği bir gıda; mısır.

Bir insan sadece mısır yiyerek hayatta kalabilir (ki Afrika'da açlıktan kırılanlara yapılan BM yardımlarının özüdür pirinç ile birlikte) ve bu yönüyle saygı duyulması gereken bir bitkidir bana göre... Yüzde 67'si nişasta ve yüzde 8'si yağdır, yağı da öyle böyle değil, doymuş yağ asidi en yüksek bitkilerden biridir. Bu da mısır yağını damar sertliği yapmayan bir konuma yerleştiriyor.

Mısır bitkisi Amerika'nın keşfinden önce sadece bu kıtanın güneyinde yaşıyordu. Dünyanın geri kalanı mısırdan bi haberdi, ne ilginç değil mi? 1520'li yıllarda Avrupa'ya geldi, oradan da dünyaya yayıldı. Güney Amerika'da ise milattan önce 2500'lü yıllara uzanıyor kalıntılara göre, belki de insanlık kadar eski bir tarım bitkisidir.

Bugün ise ABD, dünya üzerindeki mısırın %40'ını tek başına üretiyor. Onu %30 ile Çin takip ediyor, geri kalan %30'u da dünyanın geri kalan yerlerinde yetişiyor.

Mısırı devlet politikası ile her tip gıdaya sokma fikri yine kapitalizmin mabedi Amerika'da ortaya çıkıyor. Genetiğini değiştirerek hep aynı tip mısırı elde edip ondan mısır şurubu adı verilen bir kimyasal madde üretiyorlar. Bugün neredeyse içtiğimiz tüm gazozlarda, yediğimiz tüm hazır gıdalarda (ve maalesef çoğu bebek mamalarında) mısır şurubu veya türevleri var.

Neyse ki ülkemize GDO'lu mısır şimdilik giremiyor (mu acaba?) diye biliyorum. Hazır elimizde halen doğal mısır yetişirken bol bol yiyelim dostlar. İleride çocuklarımıza, torunlarımıza anlatırız...

Mısırın adı neden mısır?

Orijinal adı “Maize” iken İngilizce'de tüm tahılların genel adı “corn”dur. Mısırı diğer tahıllardan ayırt etmek için ona sweet corn, corn on the cob veya popcorn gibi sıfatlar takarlar. Peki Türkçede neden mısır deniyor derseniz, 1600'lü yıllarda Osmanlı'ya Mısır eyaleti üzerinden getirildiği için... İlk zamanlar adı “Mısır Buğdayı” ve “Mısır Darısı” iken yıllar geçtikçe kısaltılarak (ellipse) sadece “Mısır” deniyor. Böylece maize oluyor size mısır...

Mısırı pişirme teknikleri

Mısırı 8 farklı yöntem ile pişirebilirsiniz;

  1. Koçanı soyulmuş olarak suda haşlama
  2. Koçanı ile birlikte su dolu kapta mikrodalga ile pişirme
  3. Izgara ile pişirme
  4. Buharda pişirme
  5. Alüminyum folyoya sararak fırında pişirme
  6. Mısır tanelerini suda haşlama
  7. Mısır tanelerini buharda pişirme
  8. Mısır tanelerini mikrodalga ile pişirme

Biz bunlar arasında klasik yöntem olan bütün olarak suda haşlama yöntemini uygulayacağız bugün.

Haşlama Mısır

- 02 Haziran 2014

Mısırın tadını en güzel çelik tencerede kısık ateşte uzun süreli haşlama ile yakalayabilirsiniz. Zamanınız yoksa düdüklü tencere ile basınç altında 30 dk'da pişecektir. Size kalmış.

Hazırlık Süresi : 5 dk Pişirme Süresi : 240 dk Miktar : 5 porsiyon
Besin değeri (porsiyon / 150 gr) : Kalori: 155 cal Yağ: 3,4 gr Karbonhidrat: 32 gr Protein: 4,5 gr Sodyum: 30 mg

Malzeme Listesi

  • süt mısır - 5 adet
  • mısır koçanı ve püskülleri - yeteri kadar
  • su - yeteri kadar


Yapılışı

  1. İlk olarak tencerenin altına yıkanmış ve temizlenmiş mısır kabuklarını diziyoruz. Sonra yaklaşık 2 litre hali hazırda kaynamış suyu ekliyoruz.

  2. Mısırları soğuk su yerine kaynamış suya eklersek zamandan kazanmış oluruz. Mısırları kabukların üzerine diziyoruz. İsteğinize göre ikiye bölebilir veya bütün olarak kullanabilirsiniz.

  3. Mısırları dizdikten sonra en üste yine mısır kabuklarını yerleştiriyoruz. Boş bir kısma bir avuç da temiz püsküllerden ekliyoruz kokularını vermeleri için.

  4. Mısırların üzerine 3-4 parmak çıkacak şekilde kaynar suyu ekliyoruz. Sular kaynamaya başlayınca en küçük ocağa alıp, kısık ateşte haşlanmaları için kapağını kapatıyoruz. Tam dört saat boyunca yavaş yavaş pişecekler. Eğer çok taze süt mısır kullandıysanız 3,5 saat de uygundur.

  5. Arada bir tenceremizi kontrol edip, suyu azalmışsa kaynar su ekliyoruz, dilersek mısırları çeviriyoruz.

    Mısır haşlamasının püf noktası bu kabuklar işte sevgili dostlar... Çocukluğumuzdaki sokak satıcılarının sırrı, mısırları bu kabuklar ile beraber kaynatmalarıydı, kısık ateşte sabahtan akşama kadar kaynardı.

    Bunları yaparken seyyar satıcılar gibi maşayı ellerimiz vurarak mısırın hakkını vermeyi unutmuyoruz.

  6. veee dört saat sonra tencereyi bir açıyoruz ki, suyu yarısına düşmüş ama olsun mısırlar kendi buharıyla da pişer...

  7. Hemen bir tanesini maşa ile çıkartarak kendi kabuğuna koyuyoruz. Anıları mümkün mertebe canlandırma çabası işte :)

  8. Artık üzerine bolca tuz dökerek, suyunu çeke çeke yiyebiliriz.

Afiyet olsun.

Print Friendly and PDF

Yorumlarınız

  1. Minion

    Harika!!